9 Ocak 2013 Çarşamba

Penceremdeki Kuş


Mutfak penceremden birbirlerine sokulmuş benekli minicik kuşları görünce objektife sarıldım hemen. Korkutmak istemediğim için pencerenin arkasından çektim fotoğraflarını pek net değiller ama üzerlerindeki beyaz puantiyeli tüylerle o kadar sevimliydiler ki.Araştırınca bu miniklerin kara kışın habercisi Sturnus vulgaris- Sığırcık- kuşları olduğunu öğrendim. Üşüdüklerinden birbirlerine yaklaşmışlar gibi geldi bana
ama sığırcık kuşu kanındaki antifiriz benzeri bir madde nedeniyle soğuğa karşı son derece dayanıklı bir kuşmuş. Son derece gürültücü kuşlar. Tam penceremin üstünde damın içerilerinde yuva yapmışlar.Nasıl gürültü ediyorlar anlatamam. Bu karda kışta yemek bulamadıklarından yavrular bağırışıyor diye düşündüğümden pencerenin dışına ekmek kırıntıları koydum. Karda sadece kuşların değil diğer hayvanların    yemek bulmaları çok zor. Acıyorum hallerine.



Sığırcık, nesli tükenmekte olduğu için avı yasak olan ve koruma altında olan bir kuşmuş. Özellikle buğday tarlalarına dadanan süne böceğini ve pek çok zararlıyı yok ettiği için çiftçilerin dostu deniyor.

Sığırcıklar çok özel hayvanlar. Ses taklit yetenekleri olduğunu ve insanı kendilerine bağladıklarını öğrendim.

1784 yılında Mozart evcil hayvan dükkanından bir sığırcık almış. Dostluklarının sürdüğü üç yıl boyunca Mozart omuzunun üzerine oturttuğu sığırcık kuşuyla çalışırmış.Üzerinde çalıştığı piyano konçertosunun açılış kısmını çalarken ona eşlik eden kuşun fermatanın birini çalmadığını ve sol notasını da sol diyez şeklinde şakıdığını duyunca, notanın yanına, kuşun söylediği şekilde notaları yazmış, Nota okumayı bilenler hemen tanır,

blog111111
(17 numaralı Sol Majör Piyano konçertosu’nun ikinci bölümünün açılışı.)

Üç yıl sonra sığırcığı ölünce Mozart onu kendi evinin arka bahçesine gömmüş ve hatırasına kısa bir şiir yazmış.

A little fool lies here
Whom I held dear
A starling in the prime
Of his brief time
Whose doom it was to drain
Death's bitter pain.
Thinking of this, my heart
Is riven apart.
Oh reader! Shed a tear,
You also, here.
He was not naughty, quite,
But gay and bright,
And under all his brag
A foolish wag.
This no one can gainsay
And I will lay
That he is now on high,
And from the sky,
Praises me without pay
In his friendly way.
Yet unaware that death
Has choked his breath,
And thoughtless of the one
Whose rime is thus well done.


4th ]une 1787












16 yorum:

  1. Çok ilginç gerçekten, sığırcık kuşlarının bu özelliklerini hiç bilmiyordum, özellikle Mozart ile ilgili kısım çok ilgimi çekti, ne de güzel bir şiir yazmış:) Bu arada bu soğuklarda hayvanların durumu beni de çok düşündürüyor, keşke belediyeler de hayvanlar için bir şeyler yapsa, onlar da yaşamın bir parçası ama bunu hiç düşünmüyorlar, ben elimden geldiğince -özellikle bu karlı soğuklarda- gördüğüm hayvanları beslemeye çalışıyorum... Paylaşımınız için teşekkürler, sevgiler:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Erencim teşekkür ederim. Belediyeler bizim tarafta (Ataköy) en azından hayvanları rahat bırakıyor.Onları sağlık kontrolünden geçirip bırakıyor. Her birinin kulağında şu kelepçelerden var zaten. Çevrede ise hayvan seven çok insan var. bir bakıyorsun karda yürümeye çıkmış iki kişi ellerinde yemekler köpekleri besliyor.Yada kedilere mama veriyor. Bazen kendimi olmam gereken yerde hissediyorum. Ender olsa da.

      Sil
  2. Bu ne güzel bir paylaşım böyle, ilgiyle okudum ve çok hoşuma gitti:)
    Sığırcıkların tarihçesi ne ilginç, Mozart ile olan bağlarını da senden duydum, çok mutlu oldum.Zira Mozart'a hayranım:)
    Ayrıca kar manzaran da süpermiş, mutlu günler...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Mozart'ı sadece dinlemek bile insanı hayran bırakıyor ama müziği, yaşamı , uzatmadan onu her yönüyle tanıyıp hayran olmayacak kimse olabileceğini sanmam. Sihir gibi. Anne karnında bile bebeklerin zekaları gelişiyor, sakinleşiyorlar. G.Show bilimsel olarak kanıtlamıiş ki Mozart'ın 448 nolu piyano sonatının 23.piyano konç. dinleyen öğrencilerin anlama düzeylerinin arttığını gözlemlemiş.Ilinois üniv.de nörolog j.Hughes mozart müziğini sara hastalarını tedavi ettiğini ispatlamış.İlk bestesini 5 yaşında yapan 8 yaşında konserler veren 12 yaşında ilk operasını yazar.Sihirli Flüt bilgeliğin aklın ve doğanın simgeselliğinde ele alınan üstün eğer ifadeleri, Requemi yazarken erken gelen sır ölümüyle sihirli yaşamı tanımaya çalışan herkesi hayrete düşürür. Belki bu konuda bir blog yazmak lazım Natali. teşekkürler yorumuna. Böyle güzel yorum olunca çenem açılıyor kusura bakma.Sana da bol Mozartlı mutlu günler

      Sil
  3. isminide kendinide çok sevdiğim sığırcıklar nede güzel marifetleri varmış daha çok sevdim şimdi

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bir mucize özellik daha, Sığırcık kuşlarının koku alma duyularının gelişmiş olduğunu duymuş muydun? Yuvalarını inşa ederlerken, zararlı mikrop ve parazitlerin oluşumunu en aza indirecek bitkileri tercih ederler. Böyle bitkileri de koklayarak bulurlar.Ayrıca doğa da meşe palamutlarını toplayıp çoğalmasını sağlayan bir kuş.Tohumları toprağa gömerek saklar.Kimini yer kimi büyüyüp ağaç olur.Bakalım daha neler çıkacak

      Sil
  4. çlok güzel bir hikayesi varmış:) kar sevmem ama manzara ve kuşlar çok güzeller

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkürler Son derece amatörce çekildi. Aslında profesyonel bir bakiş ve kadrajı büyük bir makine ile o görüntüleri vermek isterdim. Hala gözlerimin önünde güzellikleri. Bazen doğanın zevkine hayran olmamak elde değil.

      Sil
  5. Harika bir fotoğraf bu sevgili Defnecim..Kuşlar benim de çok ilgimi çekiyor..Sığırcıklar hk.da verdiğin bilgiler, hele ki Mozart'ın sığırcıkla ilgili eserlerine yansıyan etkileri!.. Çok önemli bir paylaşım bunlar! Ve harika dizeler..İyi gören gözlerine ve bu değerli bilgi paylaşımı için emeklerine sağlık..Teşekkürler..Sevgilerimle Defnecim..

    İyi haftalar dilerim..

    YanıtlaSil
  6. Esmircim ben de senin bloğuna yazdığın yazıları ilgi ve beğeniyle takip ediyorum. Bizler paylaşıldıkça çoğalan değerleri farkettiğimiz için sanırım birbirimizi çok sevdik. Sevgi ve bilgi(alelade abuksubuk değil, akla ve bilime dayanan kanıtlanmış bilgiden bahsediyorum). Bu bütün insanların en çok ihtiyacı olan iki çok çok büyük değer. Bir vazgeçebilsek paylaştıkça azalan değerlere değer vermekten insanlık değişecek. Bu umut bile beni her ne kadar zayıf olsa da insanları sevmeme bağlayan ince bağ.Sevgiler Esinciğim. Mutlu haftalar ve neşeli hatasonu canım.

    YanıtlaSil
  7. kitap tanıtımlarında kitabın sadece girişini ve genel havasını veriyorum. yani, yazdığım kısım kitabın yüzde on'u filan ki.
    :)

    YanıtlaSil
  8. sanatçı olmak böle bişi değil mi.
    mozart. canımız o.
    :)
    amadeus diye bi film var.
    neydi be.
    :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bazen doğa öyle inanılmaz oluyor ki. Onu anlayabilirsek ancak Mozart'daki mucizenin ne olduğunu anlayabiliriz. Doğayı anlayabilmek ise zavallı beş duyumuzla insanoğlunun çok uzun bir sürece ihtiyaç duyduğunu gösteriyor. Yine de doğa bazı mucizelerini Mozart ve onun gibi daha pek çok yarattığı bedenlerde mucizelerini algılayabileceğimiz boyuta taşıyor diye düşünüyorum. Amadeus defalarca defalarca seyredilecek nefis bir film haklısın.

      Sil
  9. benim yoruma gerek yok demeeee lütfen amaaaaa.
    nerden biliyorsun benim çok hoşuma gitmediğini allam yaaaa.
    :))))

    YanıtlaSil
  10. harika bir kare yakalamışsınız!

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yorum yapmanıza çok sevindim. Sayfanıza girdim, ekledim, çok beğendiğim yazılarınızı okudum. Yorum yapmak istedim ama hata verdi. Son yazınıza yorumumu buradan yapmak zorunda kaldığım için üzgünüm Ama yazılarınızı okuyacağımı bilin.
      Çok değişik bir bakış açısı. Ne güzel betimlemişsiniz."Bazı kitaplar vardır. Bittikten sonra kendinizi güzel bir yürüyüş yapmış da eve dönmüş gibi hissedersiniz. Bazı filmler vardır. İzledikten sonra hareket halindeki bir otomobile atlayıp gitme hissi verir."Salinger’in Çavdar Tarlasında Çocuklar kitabını hep merak edip elime alıp bırakmışımdır. Zira kitap fuarlarında İşbankası yayınların standında karşıma çıkar ve ellerim kollarım onca kitabı taşımama izin vermediğinden hep seçim yapmak zorunda bırakır beni. Kitabın ilk sayfalarında ki ağır anlatım sebep olmuştur buna. Ama şimdi sizin yazdıklarınızı okuduktan sonra hata yaptığımı düşündüm. Düşünmek yetmiyor tabi bu kitabı okuyup Wes Andersonun filmlerini seyredip anlamaya çalışacağım. Teşekkürler bu arada seni tanımak ve değerli yazılarını okumak şanşına sahip olduğum için mutluyum. SevgilerDS

      Sil