9 Ekim 2010 Cumartesi

Sonbaharın Diyalektiği


Sonbahar geldi.Hazan mevsimi.Doğa suya muhtaç. Su umut. Doğa, su ile yeşermeye, gençleşmeye uğraşsa da, bir yalancı bahar yaşatıyor bu nafile uğraş. Onu kızıla, sarıya, toprak rengine dönüştürüyor.Doğanın genetiğindeki o olaganüstü armoniyi sezinliyenler için, doğanın kendini yenileme diyalektiğini gözler önüne serdiği bir mevsim Sonbahar.İçinde bilgeliği, hüznü, hoşgörüyü, sabrı, umudu, barındıran bir melankoli.

Şu ara hazan mevsimi yaşayan üç insanla birlikteyim. Aynı doğa gibi onlar da hazan mevsimi sürüyorlar. Sallanan sandalyelerinde otururken, yaşanmış anılarını belleklerinin en derin köşelerinden çıkarıp, yalancı baharı yaşıyorlar.
Sonbahar mevsimi insanın doğaya, doğanın insana açılan penceresi.
Doğa ölürken yavaşça, aslında yaşam dörtnala koşmakta. Ağaçlar yapraklarına insanlar saçlarına veda ederken ne kadar hüzne boğulsa da, yaşama tutunma gayreti o hızda artıyor
Onlarla yokoluşu değil, yaşama sıkı sıkıya tutunmayı, yeniden canlanış gayretini izliyorum. Terkedilmişliği, ihaneti, vefasızlığı yüklemeden, yaşamın ta kendini görüyorum sonbaharda.
Ağaçlar yapraklarını dökerken tohumlarını da bırakırlar toprağa. Yeni tohumlar taze fidanlar verecektir gelecek bahara.Her insan benim yaşlılarım gibi, tohumlarını attılar yeni nesillerin.Onlar umudun ta kendisi oldular, şimdilerde hüznün ta kendisi oldukları gibi.

3 yorum:

  1. "İçinde bilgeliği, hüznü, hoşgörüyü, sabrı, umudu, barındıran bir melankoli."
    Bu cümle ve bütünüyle tüm yazdıklarınız. Bir Sonbahar tutkunu olarak "bundan daha güzel anlatılmaz" diyorum. Yüreğinize sağlık.
    Sevgiler...

    YanıtlaSil
  2. Her mevsim güzel ama sonbaharın büyülü bir güzelliği var. Bana lirik şiirleri anımsatıyor.

    YanıtlaSil
  3. Yorumlara teşekkürler,Sevgili Asuman ve Begonvilli ev. Aynı duygulardayız.Sevgiyle,

    YanıtlaSil