Orkidenin Çığlığı
Masonit tuval üzerine yağlıboya,
50x60cm © Ekim2012, DS
Aşkın ve saf sevginin sembolü orkide çiçeği, nadir ve narin güzelliğiyle beni öylesine etkiledi ki bu tablo çıktı ortaya. Eşimin bir kaç yıl önce hediye ettiği bu çiçek her çiçek açısında beni, o narin, zarif çiçeklerinin egzotik, gizemli görünüşleriyle büyüler durur hiç bıkmadan.
Orkide(Phalaenopsis),tarihin değişik dönemlerinde yetiştiği topraklarda pek çok toplumu etkilemiş, Antik Yunan'dan başlayarak, Astekler, Mexico yerlileri Totanaklardan, Victorya dönemi İngiltere'sine, Çin kültürüden, Osmanlı-Türk kültürüne kadar sembolizması kullanılagelmiş bir bitki.
Eski Yunan'da doğmamış çocuğun babasının orkidenin köklerinden büyük bir tanesini yediğinde bebeğin erkek olarak doğacağına inanılırmış. 1427 yılında Aztekler, fethettikleri Meksika yerlilerinin yaşadığı Tonoacas'da vanilya ile tanışıp, orkide çiçeğinin toprak altındaki yumruları(Salep) ile birleştirip, kakao ve değişik baharatlarla hazırladıkları "cacahuatl"ı içerek güç kazandıklarına inandıkları için Orkide'yi sağlık ve sıhhatin sembolü yapmışlardı. Orkide'nin egzotikliği ve nadir bulunması sebebiyle, Viktorya döneminde, asaletin ve lüksün sembolü olarak kabul edildi. Viktorya Döneminde, çok zorluk ile bulunan bir çiçek olduğundan hediye edilen kişiye duyulan derin sevgisinin ifadesi anlamına gelmekteydi.
Çin kültüründe Orkide arınmanın yanı sıra güzellik ve bilgelik ile çocuksu masumiyeti ifade etmekte.
Orkide demişken Anadolu'da yetişen orkidenin salep adı verilen köklerinden elde edilen tozun sağlık açısından değeri yüzyıllardır bilinmekte.İçkinin yasaklanmasından sonra, boza ve salep Anadolu'da yaygın bir hale gelmiş. İbn-i Sina 1593 yılında kaleme aldığı El-Kanun fi't-Tıp (Kanun) adlı eserinde salebin afrodizyak, iştah açıcı, balgam söktürücü, felç giderici özelliklerinden bahsetmekte.
Maraş Dondurması olarak bilinen dondurmaya tat kıvam ve koku kazandıran, dünyada sadece Kahramanmaraş'ın dağlarında yetişen bir orkide türü.
Salep yapımı zor ve zahmetli bir iş. Orkide köklerinin keçi sütünde uzunca bir süre kaynayıp daha sonra kurutulması gerekiyor. Orkidede iki yumru bulunuyor. Biri o yılki bitkiye ait, diğeri ise sonraki yılın yumrusu. İkisi de söküldüğünde orkide yok oluyor. Yumrunun kurutulmuş kilosu 80-140 TL’ye, toz haliyse 600-700 TL’ye satılıyor. Bir kilogram toz için 1000 - 4000 arası yumru toplanıyor. Bu durum Salep yapımına uygun orkidelerin türlerinin yok olma tehlikesini taşımakta. Bu yüzden salep yapılmak üzere toplanan yumrulardan bir tanesi, orkidenin üremesi için üzerinde bırakılması bilincinin oturması gerekli.
Araştırınca Orkide neslinin devamı için çaba gösteren Sualtı Araştırmaları Derneği (SAD)nin
"Orkidelerin Çığlığı" projesini hayata geçirdiklerini gördüm. Bu proje kapsamında Orkide toplayıcılarını bilinçlendirmek için arazi çalışmaları yapıyorlar.
Orkide yüzlerce yıl evrensel sevginin sembolü olmuş ölümsüz bir çiçek. Üstelik bir dalda bir değil birsürü çiçeğiyle bize bereketi, güzelliği, eşsizliği çağrıştırmıyor mu? Oysa biz ona hiç haketmediği ve yaşama hakkı tanımayacak kadar kötülük yapıyoruz. Nedir bu doğanın insanlardan çektiği?